Image Hosted by ImageShack.us

Tanım

O ŞİMDİ ADANADA


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* akifoz
* Sarıveliler Çukurbağ köyü
* Hamide ÖZ
* Daganer
* Özdaganer
* Adana Vergi dairesi
* vergi-denetmeni
* Konya sergi dairesi
* DERNEK
* GELİR İDARESİ
* MEVZUAT

Kategoriler

  • GENEL
  • HABER
  • RESİM

  • Etkileşim kutusu Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil. Haberi Dinle Yorum Yap Editöre e-posta Yazıyı Gönder Çıktı Al Google Bookmarka Ekle Facebook'ta Paylas Digg Profiline Ekle del.icio.us Profiline Ekle Vergi denetmenleri de yeniden yapılanmay

    Vergi denetmenleri de yeniden yapılanmaya 'artık yeter' dedi
    24.05.2009
    Vergi Denetmenleri Derneği Başkanı Güleç, "Her yıl yapılanıyoruz. Gelir İdaresi yapılana yapılana bir hal oldu" dedi
    Vergi Denetmenleri Derneği Başkanı Aykut Güleç, Gelir İdaresinin yeniden yapılandırılması çalışmalarının hala sona ermediğini belirterek, "Her yıl yapılanıyoruz, bu yıl da yapılanacağız. Gelir İdaresi yapılana yapılana bir hal oldu. Demek ki bir sorun var" dedi. Vergi Denetmenleri Derneği'nin 22. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Güleç, kayıtdışı ekonominin hâlâ ciddi rakamlarda olduğuna dikkat çekti. Gelir İdaresi ve vergi sisteminin en etkin şekilde yeniden organize edilmesi konusunda herkesin hemfikir olduğunu kaydeden Güleç, sorunun temelinde Maliye bürokrasisinin yattığını söyledi. "Bir yerde 'efendim bizim bakanlığın kendine özgü koşulları var' deniliyorsa bilin ki orada meslek taassubu vardır" diyen Güleç, "Artık bundan sonra yapılacak olan şey reform değildir. Biz bu iradeyi görmek istiyoruz" diye konuştu. Güleç, denetimin gücünün yüzde 80'ini oluşturan vergi denetmenlerinin yıllardır kangren haline gelmiş sorunlarının çözülmesi gerektiğini ifade ederek, denetmenlerin diğer denetim birimlerinde bulunanların haklarının yarısına sahip olduğunu ve yarısı kadar maaş aldığını söyledi. Bu sorunların çözülmesi zorunluluğu bulunduğunu belirten Güleç, "Türkiye'nin her yerinde görev yapan yaklaşık 3 bin vergi denetmeni var. Bu grubu küstürürseniz, başarılı olma şansınız yoktur. Bu grubu mutlu etmek zorundasınız'' dedi.

    DENETMENLER ANKARA'DA BULUŞTU
    Vergi Denetmenleri Derneginin 22. Olağan Genel Kurulu Ankara'da yapıldı. Genel krurula CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, Ankara Gelir İdaresi Başkanı Şinasi Candan, Vergi Denetmenleri Derneği Başkanı Aykut Güleç ve çok sayıda vergi denetmeni katıldı.
    Vergi denetmenleri de yeniden yapılanmaya 'artık yeter' dedi haberi alıntı
    http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2009/05/24/vergi_denetmenleri_de_yeniden_yapilanmaya_artik_ye


    Tarih: , 25/5/2009
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    Bakan Şimşek'in vergi isyanı alıntı

    bakan-simsekin-vergi-isyani
    Bakan Şimşek'in vergi isyanı
    “Sigara, alkol, akaryakıt olmasa vergi toplayamayacak mıyız?”

    Tarih: , 20/5/2009
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI 2008 YILI FAALİYET RAPORU’NA İLİŞKİN YORUM ve KINAMA

    GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI 2008 YILI FAALİYET RAPORU’NA İLİŞKİN YORUM ve KINAMA

    Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı'nca hazırlanan 2008 yılı faaliyet raporunda yer aldığı üzere; 01.01.2008- 31.12.2008 tarihleri arasında denetim elemanları tarafından yapılan vergi incelemeleri sonucunda;
    - 113.073 adet rapor yazılmış,
    - 78.838.889.618 TL matrah üzerinden;
    - 211.092.889.340 TL matrah farkı,
    - 4.692.368.482 TL matrah farkı üzerinden tarh edilen vergi,
    bulunmuştur. Öte yandan; vergi denetim birimleri itibarıyla 2008 yılı vergi inceleme sonuçlarının ise aşağıdaki gibi olduğu görülmektedir:

    2008 Yılı Vergi İnceleme Sonuçları

    DENETİM BİRİMLERİ

    RAPOR SAYISI

    İNCELENEN MATRAH (YTL)

    BULUNAN MATRAH FARKI (YTL)

    MATRAH FARKI ÜZERİNDEN TARH EDİLEN VERGİ (YTL)

    Teftiş Kur.Bşk.

    214

    1.989.392.091

    158.452.669

    12.763.771

    Hesap Uz.Kur.Bşk.

    2.257

    19.205.401.726

    11.828.006.641

    1.181.730.547

    Gelirler Kontrolörleri

    2.351

    6.906.461.648

    190.481.501.165

    1.725.714.339

    Vergi Denetmenleri

    68.089

    48.488.423.808

    7.803.234.736

    1.693.601.820

     

    Tablodan anlaşılacağı üzere; 2008 yılında Vergi Denetmenleri tarafından yapılan vergi incelemelerinin vergi inceleme elemanları tarafından yapılan toplam vergi incelemelerine oranı ise yüzde 93’dür. Tablonun analizinden çok önemli bir sonuç daha ortaya çıkmaktadır. Bu sonuç; böylesine büyük vergi denetim gücünün daha objektif ve etkin işlerde kullanılması gereğidir. Vergi denetim gücünün %80’nini oluşturan Vergi Denetmenleri, harcanan zamana ve mesaisine değmeyecek, maliyeti karşılamayacak katma değer yaratmayacak inceleme ve diğer işlerle uğraştırılmamalıdır.. Esasen, bu gücün daha objektif ve etkin işlerde kullanılması halinde, denetimden beklenen verim artacak olup, vergi kayıp ve kaçağının asgari düzeye indirilmesi, vergide adalet ilkesinin uygulanması mümkün hale gelecektir. Aksi durumda; vergi denetiminin amacından uzaklaşılmaktadır. Kaldı ki; Vergi Denetmenleri’nin inceleyecekleri mükellefleri seçme şansı, çalışma şekli itibarıyla hemen hemen hiç bulunmamaktadır. Diğer taraftan; Vergi Denetmenleri sadece vergi incelemesi yapmamaktadır. Teftiş ve soruşturmanın yanı sıra, geniş kapsamlı verilen bir çok işi ülke çapında gerçekleştirmektedir. Bu ve benzeri çalışma sonuçları yukarıda yer alan benzeri istatistiki sonuçlara yansımamaktadır.


    Gelir İdaresi Başkanlığımızın vizyonu; her türlü ekonomik yapı ve aktiviteyi geliştiren, kavrayan, güvenilir, etkin, şeffaf, küresel boyutta öncü ve örnek idare olmaktır. Temel değerleri ise; güvenirlilik, adalet, tarafsızlık, etkinlik, saydamlık, sorumluluk bilinci, çözüm odaklılık, yetkinlik, sürekli gelişim ve katılımcılıktır. Bu çerçevede her yıl hazırlanan faaliyet raporlarında; gelir idaresinin diğer denetim birimi olan Gelirler Kontrolörlerinin vergi incelemeleri ve diğer çalışmaları detaylı bir biçimde yer alırken; Vergi Denetmenleri tarafından yapılan vergi incelemelerinin sonuçları ve diğer çalışmaların detaylarına hiç yer verilmemektedir. Geçen yıl hazırlanan 2007 yılı faaliyet raporu da aynı şekilde olduğundan, gerekli uyarılar yapılmış idi. Bu tip davranışlar ve hareket tarzıyla Vergi Denetmenleri camiasını, yaptığı işleri küçük ve önemsiz göstermek mümkün değildir. Bilakis; tam tersine mesleğimizin önemi daha da artmaktadır. İdari kadrolarda bulunan bazı bürokratların, bulunduğu makamın tüm çalışanları temsil ettiğini unutup, geldiği denetim birimini temsil etmesi, hak ve menfaatlerini koruması; sadece ve sadece öfke, soğukluk, huzursuzluk getirmektedir. Gelir İdaresi Başkanlığımızın vizyonuna ters, kamuoyunu doğru bilgilendirme ilkesine aykırı, emeği ve alın terini hiçe sayan bu durumu camia olarak kınıyoruz. Ayrıca, uyarılara rağmen ısrarla bu tutumu sürdüren, faaliyet raporunu hazırlayan ilgili bürokratı ve/veya bürokratları yeni Gelir İdaresi Başkanımız Mehmet KİLCİ’ye şikayet ediyoruz.

    Vergi Denetmenleri Derneği alıntıdır http://www.vdd.org.tr/


    Tarih: , 6/5/2009
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    Vergi rekortmenliği aldatmaca mı? alıntı http://www.haberturk.com/ekonomi/yazar/10280-Vergi-rekortmenligi-aldatmaca-mi.aspx

    Güntay Şimşek
    Vergi rekortmenliği aldatmaca mı?
    14 Nisan 2009 Salı, 11:28

     İstanbul’da kimin vergi rekortmeni olduğunun bilinmediğine dair estirilen rüzgâr sonrası Maliye Bakanlığı açıklamayı yaptı; Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan 13 milyon liraya yakın tahakkuk eden vergi ile 11’inci kez İstanbul vergi şampiyonu.
                Türkiye vergi rekortmeni ise yaklaşık 18 milyon TL ile M. Rahmi Koç. Peki, bu rakamların ve rekortmenliğin ülkeye ne faydası var? Göz boyamadan, reklâm vesilesi yapılmasından öteye bir katkısı yok. Aksine sayısız zararı var.

                Mesela, 10 milyar dolar ciro yapan Koç Gurubu patronun ödediği vergi rakamı 18 milyon TL diye algılanıyor. Maliye Bakanlığı başta bu yanlışı düzeltmeli.

                Çünkü, Türkiye’de bir kişinin ve ona ait tüm şirketlerinin kazançlarının birleştirilerek vergilendirilmesine (konsolidasyon) yönelik bir sistem yok. Dolayısıyla vergi rekortmeni listesinde gördüğümüz bazı isimlerin şirketleri 8–10 milyar dolar ciro deklare etmelerine rağmen, şirketleri adına ne kadar kurumlar vergisi ödediklerini bilmiyoruz.

                Ülkemizin önde gelen holdingleri, büyük gurupları, şirketleri kanalıyla devlete kazançları üzerinden ne kadar vergi ödediklerini açıklamak yerine patronlarının ne kadar şahsi gelir vergisi ödediğiyle gündeme geliyorlar. 13 – 18 milyon TL vergi rekoru diye takdim ediliyor. Bu sistemle açıklanan rekortmenler ve gösterilen rakamlar Türkiye’ye yakışmıyor. Sadece yıllar öncesinin vergi rekortmeni Matild Manukyan’ı her defasında özlemle hatırlatıyor. 

                Vergide Gerçek Rekor Rakamları Yok

                Oysa bu kadar ciro yapan şirketlerin, cironun belli oranı kadar devlete vergi ödediğini görmek gerekir. Genellikle bu şirketlere bakıldığında ödenen vergiler diye, devlete ödediği Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) gibi kalemler alt alta toplanarak, ‘devlete şu kadar vergi katkısında bulunduk’ diye gösteriliyor. Bu da tamamen yanlış ve aldatmacadan ibaret. Tüketicinin, yani senin, benim vatandaşın ödediği vergiyi sahiplenmekten, vergi ödemeye aracılık etmekten başka bir şey değil.

                Evet, bu vergiler tüketici ödüyor. Şirketlerin ödediği vergi değil. Kazancın vergisi hiç değil. Büyük guruplar malum olduğu üzere kazancın vergisini, ancak vergi denetim elamanları inceleyip, ceza kestikten sonra ödemek zorunda kalıyorlar. Ve 13 milyon TL ile kıyaslanamayacak vergi cezalarının kesildiğini kamuoyu gayet net biliyor.

                Rekortmenliği etkileyen iki kalem var;

    1-      Kar dağıtım (temettü)

    2-      Kira gelirleri

     

                Bizdeki rekortmenler de, daha önceki rekorlarına helal gelmesin diye iki unsuru kullanıp, İstanbul’un, Ankara’nın veya Türkiye’nin önde gelen isimleri oluyorlar. Eğer beyanda bulunmayıp, rekortmen olmazlar ise kamuoyunda ne oldu denecek? Peki, Eczacıbaşı, Sabancı, Çalık, Sanko gibi gurupların patronları vergi ödemiyor mu?

     

             Vergi Nasıl Kaçırılıyor?

                Gerçek performansı şahısların gelir vergileri göstermediğine göre bu sistemden neden vazgeçilmiyor? Ayrıca rekortmenlerin şirketleri ve diğer büyük guruplar, otofinasman yöntemiyle kar dağıtmıyor. Gelir şirket bünyesinde tutuluyor. Bu durumda devlete vergi ödemek yerine üzerine alacaklı pozisyona geçiyorlar. Ve diğer vergi kalemleriyle (KDV gibi) mahsuplaşıyorlar.

                Büyük gurupların güzel de bir savunması var; ‘Benim şirketim var ki, bu kadar vergiye aracılık ediyorum. Şirketim olmazsa bu vergilerde olmaz.’ Fakat durum öyle değil. Bu ülkenin nüfusu 70 milyon ise bu tüketiciye petrol satacak ve ondan aldığı üçte iki oranındaki vergiye aracılık edecek müteşebbis her zaman olur. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu üçte ikilik maktu vergi oranı değil. Çünkü onun vatandaş zaten ödüyor. Şirketlerin toplayıp kanunen devlete ödemesi gerekiyor. Peki, bu şirketler kazancın vergisi olarak ne ödüyor? 

                Türkiye’de şahıs ile şirket ilişkisi kurulmadığı takdirde bu devran böyle sürüp gidecek.

                Meslek gurupları içinde aynı şey söz konusu. Gelir vergisinde meslek gurupları içinde de yıllardır noterler birinci sırada yer alıyor. Çok kazandıklarından değil, kazandıklarını kaçıramadıklarından. Yoksa doktorlar, avukatlar, nalburlar, sanatçılar daha az kazanmıyor.

                Gelir vergisi sistemi delik deşik olunca, ortaya yüzde 35 oranında bir gelir vergisi rakamı çıkıyor, ama ödeyen çıkmıyor.

                Bulgaristan’da bile yüzde 10 vergi oranına rağmen Türkiye’den daha iyi vergi performansı var. Fakat yalancı vergi rekortmenleri yok. IMF ile hükümet arasındaki anlaşmazlık sebeplerinin birisinin de bu olduğu belirtiliyor. Ancak, Türkiye’de bir nevi sessiz kabul söz konusu olduğundan bu konu çözülmüyor. Bu yapı devam ettiği sürece de rekortmenler değişmiyor.           

    Tarih: , 15/4/2009
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    GELİR İDARESİNİN ETKİN VE VERİMLİ YAPIYA KAVUŞMASI İÇİN TAŞRA TEŞKİLATINDA GÖREV YAPAN PERSONELİN ÖZLÜK HAKLARINDA YAPILMASI GEREKEN DÜZENLEMELER

    İsmail DÜLGER
    Yeminli Mali Müşaviri
    E. Vergi Denetmeni
    ismaildulger63@mynet.com



    <_script /><_script />
    http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/ismail/006/


    alıntı

    GELİR İDARESİNİN ETKİN VE VERİMLİ YAPIYA KAVUŞMASI İÇİN TAŞRA TEŞKİLATINDA GÖREV YAPAN PERSONELİN ÖZLÜK HAKLARINDA YAPILMASI GEREKEN DÜZENLEMELER

    Tarih: 26.03.2009

    Sürekli yenilenen  vergi mevzuat hükümlerini takip etmek, kayıt dışı istihdamla mücadele değişen mevzuatla ilgili olarak mükellefleri bilgilendirmek  ve vergi yasaları hükümlerini uygulamakla  sorumlu olan maliye çalışanları  yıllardır yoğun iş yükü altında hak ettikleri özlük haklarını alma mücadelesi yaparak çalışmalarını özveri içerisinde sürdürmektedir.  

     Maliye Bakanlığı-Gelir İdaresi Başkanlığı çatısı altında  hizmet sunmakta olan taşra teşkilatının mükellefle yüz yüze  gelen  ilk birim olan Vergi Dairelerinde  çalışan personelden dört yıllık yüksek okulu mezunu olanlardan şartları tutanlar Gelir Uzmanlığı özel sınavına tabi tutularak  vergi dairelerine Gelir Uzmanı ünvanı  ile atanmaktadırlar. Gelir Uzmanları  emrinde çalıştıkları vergi dairesi Müdürü  kadar maaş alarak çalışmakta yine bağlı oldukları müdür yardımcısından daha fazla maaş almaktadırlar. Gelir uzmanlarının aldıkları maaşı hak ettikleri konusunda itirazı olan yoktur. Ancak, aynı masada  aynı  işi yapan iki memur arasındaki ücret uçurumu ve bu kişilerin amirlerinden fazla maaş alıyor olmaları  vergi dairesi içerisinde huzursuzluğa neden olduğu gibi amirlerin ve diğer memurların  motivasyonlarını olumsuz etkilediği göz ardı edilemeyecek bir gerçektir. Bu nedenle Vergi dairesi Müdürlerinin , Müdür yardımcılarının ve diğer memurların özlük haklarının düzeltilmesi gerekmektedir.Rotasyona tabi çalışan , çocuklarının  bir ilde eğitimini tamamlamasını imkansız kılan  tayin kabusunu  yaşayan ve emrinde çalışan memuru ile aynı yada daha düşük ücret almak , vergi idaresinde sorumluluk gerektiren idarecilik görevlerinin  tercih edilir olmasının önündeki en büyük engel olacaktır. 

     Ülkemizde taşrada Vergi İncelemelerinin büyük çoğunluğunu üstlenen teftiş ve soruşturma yapan  Vergi Denetmenleri ise yoğun iş yükü altında çalışmakta olup, aldıkları ücret kamuda çalışan ve kendileri ile aynı yetkileri  paylaşan  diğer kamu görevlilerinden  çok  düşük  tutarda bulunmaktadır. Vergi Denetmeni görevinden emekli olanlar ise  yaptıkları görevle ve yıllarca aldıkları  sorumlulukla  uyuşmayan  emekli maaşı  ile yaşamlarını sürdürme zorunda bırakılmaktadır. Bu durum, Gelir İdaresinin mesleki eğitim vererek ve refakat çalışması yaptırarak yetiştirdiği çok sayıda Denetmenin meslekten ayrılarak başka kurumlara geçmelerine  neden olmaktadır. Nitekim 2006 ve 2007 T.yıllarında  400 kişiye ulaşan Vergi Denetmeni  3 yıllık eğitim ve sınavdan geçerek yıllarca  emek verdiği ve tecrübe kazandığı  “Vergi kayıp ve kaçaklarını inceleyerek,  beyanların  doğruluğunu tespit etmek, teftiş yaparak idari işlemleri kontrol etmek, soruşturma yapmak v.b. görevlerini  bırakarak  2200 ek gösterge yerine  3600 ek gösterge, makam tazminatı  ve  emeklilikte  alacağı yüksek maaş dikkate alarak, severek yaptıklarına  inandığım mesleklerinden koparak  (Üniversitelerde, Mahalli İdarelerde (Belediye Başkanlıklarında.-Özel İdare Müdürlüklerinde.)  tecrübeleri ile tam olarak uyuşmayan İç Denetçi görevine  naklen atanmışlardır. Maliye Bakanlığının özellikle büyük illerde oluşan  Denetmen boşluğunu doldurulması için bu göreve giden Vergi Denetmenlerinin tekrar eski görevlerine  dönmelerini sağlamak ve halen bu görevi sürdürenleri  de motive edecek  yasal düzenlemelerle , Vergi Denetmenlerinin özlük haklarında İç Denetçilere paralel düzenleme yapılarak  3600 ek gösterge ve makam tazminatı hakkının  verilmesi halinde, yıllardır  süregelen sıra tahsisli lojman  sıkıntısı çeken ,rotasyona tabi olarak çeşitli illerde  görev yapma   zorluklarına   katlanan  vergi Denetmenlerinin daha verimli ve etkin çalışmalarını sağlayacaktır. 

    Gelir idaresi Başkanlığının  özerk ve daha etkin  bir  yapıya kavuşturulması  yönünde yapılacak yasal düzenlemelerin başarılı olması  için  idari yapıda  görev yapan merkez ve taşrada görevli personelin özlük haklarında  da iyileştirme  yapılmasını  zorunlu kılmaktadır.
      http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/ismail/006/ sitesinden alıntıdır

    <_script /><_script />
       




    Tarih: , 27/3/2009
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->

    Müzik

    Image Hosted by ImageShack.us